RUS DEVRİMİ BELGELERİ

Barış Üzerine Kararname

İkinci Tüm Rusya İşçi ve Asker ve Köylü Temsilcileri Sovyetleri Kongresi

Yüz yıl önce bugün yasalaştırılan Barış Üzerine Kararname, İşçi ve Köylü Hükümeti’nin Petrograd’da iktidarı almasından sonraki ilk kararnamesiydi. Lenin tarafından yazılıp sunulan kararname, 8 Kasım’da (E.T. 26 Ekim) İkinci Tüm Rusya İşçi, Asker ve Köylü Temsilcileri Sovyetleri Kongresi tarafından oybirliği ile kabul edildi.

Barış Üzerine Kararname

24-25 Ekim [E.T.] devrimiyle kurulan ve kendisini İşçi, Asker ve Köylü Temsilcileri Sovyeti’ne dayandıran İşçi ve Köylü hükümeti, savaş durumundaki tüm halklara ve hükümetlerine, adil, demokratik bir barış konusunda derhal görüşmelere başlamayı teklif eder.

Barış Üzerine Kararname

 

Hükümet, savaş eliyle tükenmiş, büyük acılar çekmiş ve mahvolmuş tüm savaşan ülkelerin işçi ve emekçi sınıflarının ezici çoğunluğunun can attığı adil ya da demokratik bir barıştan; çarlık monarşisinin devrilmesinden beri Rus işçileri ve askerleri tarafından son derece kesin ve ısrarcı bir şekilde talep edilen bir barıştan, derhal ilhaksız ve tazminatsız bir barışı kastetmektedir.

Rusya Hükümeti, böylesi bir barışın savaş durumundaki tüm uluslar tarafından hemen sağlanmasını teklif eder; böylesi bir barışın tüm koşullarının bütün ülkelerin ve ulusların halk temsilcilerinin tam yetkili meclisleri tarafından nihai olarak onaylanmasını askıda bırakacak en küçük bir erteleme olmaksızın, hemen tüm kararlı önlemleri almaya hazır olduğunu ifade der.

Hükümet, genelde demokrasiye özelde ise işçi sınıflarına ilişkin meşru anlayışa uygun olarak, yabancı toprakların katılmasının ya da ele geçirilmesinin, bu katılmanın ne zaman gerçekleştiğine, belirli bir devlete zorla katılmış ulusun gelişmişlik ya da geri kalmışlık düzeyine ve nihayet, bu ulusun Avrupa’da ya da uzak, denizötesi ülkelerde olup olmadığına bakılmaksızın, küçük ya da güçsüz bir ulusun, kesin, açık ve gönüllü olarak ifade edilmiş onayı olmaksızın büyük ve güçlü bir devlete katılması anlamına geldiğini düşünmektedir.

Eğer herhangi bir ulus zorla belirli bir devletin sınırları içinde tutuluyorsa; eğer ifade edilmiş arzusuna rağmen (basında, ulusal meclislerde, partilerin kararlarında ya da ulusal boyunduruğa karşı protestolarda ve başkaldırılarda ifade edilmesi fark etmez), onun devlet varlığının biçimini, ilhakçı birliklerin ya da genel olarak daha güçlü ulusun bütünüyle çekilmesinin ardından ve en küçük bir baskı olmaksızın düzenlenecek serbest oylama yoluyla kararlaştırma hakkı tanınmıyorsa, onun katılması bir ilhak, yani ele geçirme ve şiddet eylemidir.

Hükümet, bu savaşın, güçlü ve zengin ulusların ele geçirdikleri güçsüz ulusları kendi aralarında nasıl paylaşacakları sorunu üzerinden devam etmesini insanlığa karşı işlenmiş suçların en büyüğü olarak görür ve bu savaşı, istisnasız bütün uluslar için eşit derecede adil olan belirtilmiş koşullarda durdurmak için, barış şartlarını hemen imzalama kararlılığını resmi olarak ilan eder.

Hükümet, aynı zamanda, yukarı belirtilen barış şartlarını bir ültimatom olarak görmediğini ilan eder; başka bir ifadeyle, farklı barış koşullarını değerlendirmeye hazırdır. Ancak, onların, savaş durumundaki ülkelerin herhangi biri tarafından mümkün olduğunca çabuk bir şekilde ileri sürülmesinde ve barış tekliflerinde tam bir açıklık olması, hiçbir anlam belirsizliğinin ve gizliliğin olmaması gerektiğinde ısrar eder.

Hükümet, gizli diplomasiyi yürürlükten kaldırır ve kendi adına bütün görüşmeleri tüm halkın önünde, kesinlikle açık bir şekilde yürütme yönündeki kesin kararlılığını ifade eder. O, büyük toprak sahiplerinin ve kapitalistlerin hükümetinin 1917 Şubat’ından 25 Ekim’e kadar onayladığı ya da yaptığı gizli antlaşmaların tamamını yayınlamaya başlayacaktır. Hükümet, bu gizli anlaşmaların içerdiği ve çoğu durumda olduğu gibi Rus büyük toprak sahipleri ile kapitalistlerinin çıkarlarını ve ayrıcalıklarını güvence altına almayı ve Büyük Ruslar tarafından gerçekleştirilmiş ilhakların sürdürülmesini ya da genişletilmesini amaçlayan her şeyin koşulsuz ve derhal iptal edildiğini ilan eder.

Hükümet, tüm ülkelerin hükümetlerine ve halklarına açık barış görüşmelerine başlama teklifiyle başvururken, kendi adına, bu görüşmeleri yazılı olarak, telgrafla ve çeşitli ülkelerin temsilcileri arasındaki görüşmeler yoluyla ya da bu temsilcilerin katılacağı bir konferansta yapmaya hazır olduğunu belirtir. Hükümet, bu tür görüşmeleri kolaylaştırmak için, tarafsız ülkelere tam yetkili temsilciler atıyor.

Hükümet, savaş durumundaki tüm ülkelerin hükümetlerine ve halklarına, hemen bir ateşkes yapmayı teklif eder. O, aynı zamanda, bu ateşkesin üç aydan kısa olmayan bir dönem (yani, barış görüşmelerini savaşa girmiş veya girmeye zorlanmış tüm halkların ve ulusların temsilcilerinin katılımıyla tamamlamanın ve barış koşullarının nihai onayı için her ülkedeki halk temsilcilerinin tam yetkili meclislerine çağrıda bulunmanın bütünüyle mümkün olacağı bir dönem) için yapılması gerektiğini düşünmektedir.

Rusya’nın Geçici İşçi ve Köylü Hükümeti, savaş durumundaki tüm ülkelerin hükümetlerine ve halklarına barış için bu teklifi yaparken, aynı zamanda, özellikle insanlığın en gelişmiş üç ulusunun ve şimdiki savaşa katılan en büyük devletlerin, yani Büyük Britanya’nın, Fransa’nın ve Almanya’nın sınıf bilinçli işçilerine seslenmektedir. Bu ülkelerin işçileri, ilerleme ve sosyalizm davasına en büyük katkıları yapmışlardır. Onlar, İngiltere’deki Çartist hareket, Fransız proletaryası tarafından gerçekleştirilmiş dünya tarihsel öneme sahip bir dizi devrim ve nihayet, Almanya’daki Sosyalist Karşıtı Yasa’ya karşı kahramanca mücadele ve Almanya’daki kitlesel proleter örgütleri yaratan uzun süreli, ısrarlı ve disiplinli çalışma ile tüm dünya işçileri için bir model işlevi gören faaliyet örneklerini sağlamışlardır. Tüm bu proleter kahramanlık ve tarihsel yaratıcı çalışma örnekleri, yukarıda belirtilen ülkelerin işçilerinin bugün insanlığı savaşın dehşetlerinden ve sonuçlarından kurtarma konusunda karşı karşıya oldukları görevleri anlayacaklarının; kapsamlı, kararlı ve son derece güçlü eylem yoluyla, barış davasını ve onunla birlikte, çalışan ve sömürülen halk kitlelerinin her türlü kölelikten ve sömürüden kurtuluşu davasını başarıyla tamamlamamıza yardım edeceklerinin güvencesidir.