Dünya Kupası’nı Fransa kazandı

Anthony Torres
17 Temmuz 2018

Pazar günü, bu yıl Rusya’da düzenlenen futbol Dünya Kupası’nın final maçını Fransa kazandı ve ikinci kez Dünya Kupası şampiyonu oldu.

Başlıca takımların birçoğunun sürpriz bir şekilde elenmesiyle damgalanan bu Dünya Kupası turnuvası, kazanma favorisi olmaktan çok uzak iki takım; Fransa ile Hırvatistan arasındaki bir maçla sona erdi.

Dünya Kupası tarihinde ilk kez, geleneksel üç futbol dinamosundan (Brezilya, Arjantin ve Almanya) hiçbiri yarı finale kalamadı. Son şampiyon Almanya’dan yaygın biçimde korkuluyordu. Brezilya da güçlü bir favoriydi; hücum hattı Lionel Messi tarafından yönetilen Arjantin, şampiyon olma ihtimali yüksek bir takım olarak görülüyordu.

2018’de yarı finale kalan takımların (Fransa, Hırvatistan, Belçika, İngiltere) hiçbiri, Almanya’nın, Arjantin’in, Brezilya’nın ve Hollanda’nın şampiyonluk mücadelesi verdiği 2014’te yarı finale kalamamıştı.

2002’den beri çeyrek finallere kalamayan İngiltere, Dünya Kupası’nda dördüncü olarak sürpriz yaptı. Üçüncü olan Belçika, Fransa’ya 1-0 kaybetmeden önceki muhteşem bir maçta Brezilya’yı eledi.

Bu turnuvada, Panama’nın bir Dünya Kupası’ndaki ilk golüne tanık olundu. Turnuvada, ayrıca, çeyrek finallerde, son derece çekişmeli bir Fransa-Arjantin (4-3) ve penaltılarla sonuçlanan Rusya-Hırvatistan maçları dikkat çekti.

Final maçı, hızlı ve yoğundu; Hırvatistan takımının, Lukas Modric’in önderlik ettiği güçlü hücum hattı kanatlardan saldırmaya dayanıyordu. Kulübü Real Madrid ile dört kez Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Modric, turnuvanın en iyi oyuncusu seçildi. Hırvat takımı, üç maçı uzatmalara gittiği ve penaltı vuruşlarıyla sonuçlandığı için, turnuva boyunca Fransız takımından 90 dakika daha fazla oynamıştı.

Fransa, yarı finalde Belçika’dan gelen güçlü bir meydan okumayı uzak tutmayı başarmış olan savunmasına ve Paris-St Germain’de oynayan kıvrak Kylian Mbappé’nin önderlik ettiği kontra ataklara dayanıyordu. Hırvatistan topa sahip olma açısından ezici bir üstünlüğe sahip olsa da, Fransa, bu sayede, saldırgan ve yetenekli bir Hırvatistan tarafı ile karşı karşıya olmasına rağmen, tarihinde ikinci kez Dünya Kupası’nı kazanmayı başardı.

Üst düzey futbol maçlarında sıklıkla olduğu gibi, ilk goller (Fransa’nın iki, Hırvatistan’ın bir) duran toplardan geldi. Fransa’nın, Antoine Griezmann’nın pasıyla Paul Pogba’nın attığı üçüncü golü, çok geçmeden Mbappé’nin attığı dördüncü golü yiyen Hırvat takımının hareket gücünü kırdı. Hırvatlar, Fransa kalecisinin 69. dakikadaki hatasıyla skoru 4-2’ye getirdiler.

Dünya Kupası, uluslararası medyada Rusya’ya ve halkına karşı yapılan propagandaya bir darbe indirdi. Rusya’yı şeytanlaştırma yönündeki durmak bilmeyen çaba, Suriye’deki (bugüne kadar başarısız oldu) ve Ukrayna’daki (2014’te faşistlerin öncülük ettiği darbeyle başarıya ulaştı) Rusya yanlısı hükümetleri rejim değişikliği ile hedef alan NATO müdahaleleri ile bağlantılıdır.

Ukrayna’daki darbe ve ardından, ülkenin Rusça konuşan doğusundaki isyan, NATO’nun Rusya sınırlarında yaptığı büyük çaplı askeri tatbikatlar için bir bahane işlevi gördü. Bu tatbikatlar, Rusya’yı saldırgan, şiddet yanlısı ve yabancı düşmanı bir güç olarak damgalayan aralıksız propaganda ile el ele gidiyor.

Kupa maçlarına, Moskova ile St. Petersburg’dan Saransk ile Krasnodar gibi orta büyüklükteki kentlere kadar, bir düzine Rus kenti ev sahipliği yaptı. Yine de, yerel sakinler ile yabancı taraftarlar arasında hiçbir olay meydana gelmedi ve turnuva, genel bir dostluk ve neşe atmosferinde gerçekleşti.

Güney Amerika’dan ve Avrupa’dan yüz binlerce insan, aileler ve çiftler ulusal takımlarını izlemek istediği için Rusya’ya gitti; birçoğu da, turnuvaya devam eden diğer takımları görmek için kaldı.

Meksika Chihuahua’den bir haftalığına Rusya’ya gelmiş olan Aracely, Fransız medyasına, “Bu, büyük bir parti.” diyordu. O, eşi, oğulları, kız kardeşi ve eniştesi ile birlikte, Moskova’ya uğramadan önce Meksika takımının Güney Kore ile maçını izlemek için, Meksika’dan Rostov’a gelmiş. Aracely, “Fransa-Danimarka maçını görmek istiyorduk, çünkü bizim ufaklık bir Pogba hayranı. Bir Fransa forması bile vardı.” diye konuştu.

Londra’daki Arsenal futbol kulübünün tanınmış bir blog yazarı olan Robbie Lyle, şunları söylüyordu: “Rus halkına teşekkür etmek istiyorum, muhteşemlerdi. Fazlasıyla konukseverlerdi. Buraya gelmeden önce birçok şey duymuştuk. Çatışma olacak, aşırılık yanlıları olacak, polis sizi dövecek; hepsi palavra. Ruslar son derece konukseverdi. Burada birçok iyi insanla, birçok muhteşem insanla tanıştım. Turnuvanın kendisi, maçlar harikaydı. Gerçek şu ki, dünya genelindeki tüm bu farklı uluslardan çok sayıda insan vardı. Hava harikaydı. Bu, şimdiye kadarki en iyi dünya kupalarından biri oldu.”

Uluslararası Futbol Federasyonu’nun (FIFA), 2010 yılında, 2018 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapması için Rusya’ya izin verme kararı, NATO güçleri arasında öfkeye yol açmıştı. NATO, 2018 Dünya Kupası’nı gözden düşürmek için geniş bir propaganda kampanyası başlattı ve bu, Rusya’ya karşı Washington ile Berlin’in emirleriyle gerçekleştirilen askeri kuşatmayı tamamlayıcı işlevi gördü.

2015’te, FBI, FIFA’nın 2018 ve 2022 Dünya Kupalarını sırasıyla Rusya’ya ve Katar’a vermesiyle bağlantılı yolsuzluk, rüşvet ve seçim hilesi iddialarını soruşturmaya başladı. Bu, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, şantajdan elektronik dolandırıcılık ve kara para aklamaya uzanan 47 suçla bağlantılı suçlamaları temelinde, FIFA’nın dokuz üst düzey yetkilisinin ve beş CEO’nun tutuklanmasına yol açtı.

Dünya Kupası’nın başlamasından birkaç ay önce, aralarında İsveç’in olduğu birkaç ülke, etkinliği boykot etme çağrısı yaptı.

Rusya karşıtı propaganda, Skripal Olayı ile bağlantılı olarak geçtiğimiz Mart ayında başlayan histeriyle yeni düzeylere ulaştı. Eski bir Rus casusu olan Sergey Skripal ile kızı, Britanya’da, şüpheli koşullarda zehirlenmişti. Britanya Başbakanı Theresa May, herhangi bir ciddi ya da delil niteliğinde kanıt sunmaksızın, zehirleme olayından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i sorumlu tuttu. Neredeyse tüm NATO ülkeleri Rus diplomatları sınır dışı etti.

Stalinistlerin Sovyetler Birliği’ni dağıtmasından ve kapitalizmi geri kurmasından çıkan bir yönetimin başındaki Putin’in kişiliği, herhangi bir yaygın halk sempatisi uyandırmıyor. Doğrusu, Kremlin, medyanın Dünya Kupası’na odaklanmasını, Rus işçi sınıfına saldıran bir emeklilik kesintisini tedbirli bir biçimde uygulamaya koymak için kullanmaya çalıştı. Bununla birlikte, dünyanın dört bir yanındaki halk kitleleri için, NATO’nun Rusya karşıtı histerik propagandasının hiçbir ciddi güvenilirliği bulunmuyor.

Antrenör Gareth Southgate, kupayı dördüncü tamamlayan İngiltere takımının, “herkesten çok iyi muamele gördüğü”nü belirtti ve şunları ekledi: “Geçtiğimiz yaz Konfederasyon Kupası için buradaydım. Tamamen aynıydı; şimdi de olduğu gibi, turnuvaya ilişkin doğru olmadığını bildiğim birçok hikaye vardı.

“İnsanlar, ülkelerimiz arasındaki ilişkiler konusunda birçok sorundan söz ediyor, ancak çalışanlar açısından, daha iyi bir şekilde karşılanamazdık. Harika bir deneyim yaşadık ve bence bu, tüm taraftarlarımız için de geçerli.”