World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2015/dec2015/regi-d12.shtml

Neo-faşist Ulusal Cephe Fransa bölgesel seçimlerinin ilk turunda başı çekti

Kumaran Ira
12 Aralık 2015
İngilizce’den çeviri (7 Aralık 2015)

Neo-faşist Ulusal Cephe (FN), Pazar günkü bölgesel seçimlerin ilk turunda Fransa’nın 13 bölgesinin en az altısında önemli seçim kazanımları elde etti. Seçimler, Paris’teki 13 Kasım terör saldırılarının ardından Sosyalist Parti (SP) hükümetinin ilan ettiği olağanüstü halin ortasında, polis baskısının ve Müslüman karşıtı histerinin zehirli atmosferinde gerçekleşti. Hükümet, Paris’te ve diğer büyük kentlerde polis ve askerin devriye gezmesiyle birlikte, oy kullanma yerlerindeki güvenliği arttırdı.

Oy vermeme oranı yaklaşık yüzde 50’yi bulurken, neo-faşist Ulusal Cephe yüzde 28 oy aldı. Bu, onu, yüzde 27 oy alan sağcı Cumhuriyetçilerin (LR) ve yüzde 23 oy alarak çarpıcı bir gerilemeye uğrayan iktidardaki Sosyalist Parti’nin (SP) önüne yerleştirdi.

FN, şu altı bölgede başı çekiyor: Nord-Pas-de-Calais-Picardie, Provence-Alpes-Côte d’Azur, Languedoc-Roussillon-Midi-Pyrénées, Normandy, Centre-Loire, Bourgogne-Franche-Comté ve Alsace-Lorraine-Champagne-Ardenne. LR önderliğindeki koalisyon dört, PS ise iki bölgede birinci.

FN lideri Marine Le Pen, on yıllardır SP ile onun müttefiki Stalinist Fransız Komünist Partisi’nin (FKP) hakim olduğu kuzeydeki Nord-Pas-de-Calais-Picardie bölgesinde yüzde 43 oranında oy aldı. SP ile FKP ise buradan yalnızca yüzde 18 oy aldılar. Sanayisizleştirme ve kömür madenlerinin kapatılması eliyle sarsılan bölge, yüzde 12,5’lik bir işsizlik oranına ve Fransa’nın en yüksek yoksulluk oranlarından birine sahip. Bölgenin 6 milyon sakininden bir milyonu yoksulluk içinde yaşıyor.

Bu, SP’nin, bölge sayısını 22’den 13’e indiren, gelecek yıl yürürlüğe girecek olan bir reformu getirmesinden sonra yapılan ilk bölgesel seçimlerdi. Hiçbir partinin ilk turda herhangi bir bölgede mutlak çoğunluk almamış olmasından dolayı, bir ikinci tur oylama, en az yüzde 10 oy almış partiler arasında gerçekleşecek.

SP ve LR yetkililerini gelecek hafta FN’ye karşı ne tür bir strateji benimseyeceklerine karar vermeye zorlayan FN, altı bölgede birinci oldu ve adayların yeterli oyu sağlayamadığı ilk turda Korsika hariç her bölgede ayakta kaldı.

SP 1. Sektereti Jean-Christophe Cambadélis, Pazar gecesi, adayların yeterli oyu alamadığı Nord-Pas-de-Calais-Picardie ve Provence-Alpes-Côte d’Azur’da SP listesini geri çekildiğini açıkladı. O, “SP, FN’nin bir tehdit oluşturduğu ve solun sağa önderlik etmediği bölgelerde, özellikle Nord-Pas de Calais-Picardie ve Provence-Alpes-Côte d’Azur’da, demokratik güçlerle blok oluşturacak… SP yetkilileri, beş yıl boyunca bu bölgelerde bir makamda bulunmayacak.” dedi.

Anketler, FN’nin daha önce hiç kazanmadığı iki ya da üç bölgeyi kazanabileceğini gösteriyor: güneydoğuda Marsilya çevresindeki Provence Alpes Côte d’Azur bölgesi, Lille çevresindeki Nord Pas-de-Calais Picardie bölgesi ve Burgundy-Franche-Comté bölgesi.

FN’nin yükselişi, SP’nin gerici rolüne ve Fransız kapitalizminin derin krizine tanıklık etmektedir. SP’li Cumhurbaşkanı François Hollande’ın halk tarafından desteklenmeyen kemer sıkma ve savaş politikaları, partisini gözden düşürmüş durumda. SP’ye soldan örgütlü muhalefetin yokluğunda ve SP’nin siyasi müttefikleri ile sendika bürokrasisi işçi sınıfı içindeki muhalefeti bastırırken, FN, SP’nin Paris saldırılarına karşılık getirdiği polis devleti önlemlerinin baş yararlanıcısı olarak ortaya çıkıyor.

SP, temel demokratik hakları kalıcı olarak ıskartaya çıkarma niyetini ilan etti. SP hükümeti, kendisine, protestoları yasaklama ve sert önlemler alma ve polisin kamu düzenine potansiyel bir tehdit olarak gördüğü kimseyi yargılama olmaksızın ev hapsine alma izni veren bir üç aylık olağanüstü hal uygulamaya koydu. Fransa’yı etkin bir şekilde bir polis devletine dönüştüren SP, cumhurbaşkanına süresiz olarak olağanüstü yetkiler kullanmak üzere yetki vermek için anayasayı değiştirmeyi hedefliyor.

Seçim sonuçları, SP’nin demokratik yönetim biçimlerinden kökten bir kopuş yönündeki hamlesinin, seçmenlerin FN’ye, demokrasi karşıtı mirası (Nazi işbirlikçisi Vichy rejimine desteği, Musevi Soykırımı’nı reddetmesi ve Cezayir’de Fransız sömürgeci egemenliğine desteği) nedeniyle karşı çıkması gerektiği yönündeki argümanları zayıflatmış olduğunu vurgulamaktadır.

Bilakis SP’nin politikaları FN’yi ana akım burjuva politikasına entegre etmiştir. Paris saldırılarına ve milyonların Suriye ile Afrika’daki emperyalist savaşlardan kaçmasından doğan Avrupa göçmen krizine sarılan FN, sert kanun ve düzen önlemleri ve göçmen karşıtı politikalar yönünde kampanya yürüttü. Geçtiğimiz yıl belediye ve Avrupa seçimlerinde zaferler kazanmış olan FN, Pazar günü adayların yeterli oy alamadığı seçimlerdeki kazanımlarını pekiştirmeyi ve Marine Le Pen’in, 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki şansını yükseltmeyi hedefliyor.

Marine Le Pen, Nord-Pas-de-Calais-Picardie bölgesinin Henin-Beaumont kentinde oyunu kullandıktan sonra, şunları söyledi: “Bu önemli bir an; bölgelerimizin, aynı zamanda ülkemizin geleceği için önemli bir an, Fransa’yı vuran feci ve dramatik olaylar açısından önemli bir an.”

SP ile LR’den hayal kırıklığına uğramış seçmenlere seslenen Le Pen, “Biz, ülkemizin ihtiyacı olan ulusal birliği gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” diye ekledi.

SP ve burjuva medya, seçimin öngününde, onun Cumhuriyet’in altını oymakla tehdit ettiğini iddia ederek, FN’ye oy verilmemesi için umutsuz ama sinik çağrılar yaptılar. Le Monde, 5 Aralık günü, “Ulusal Cephe, bir düzenbaz” başlıklı bir başyazı yayımladı.

Okurlarına, “aşırı sağ partiyi ciddiye almaları” gerektiği uyarısında bulunan başyazı, şöyle yazıyordu: “Onun ideolojisi ve önerileri, Cumhuriyet’in değerlerine, ulusal çıkarlara ve Fransa’nın dünyadaki imajına aykırıdır. … FN’nin anayasayı çiğneyip, ölüm cezasını yeniden uygulamaya koymak istemesinden sonra birlik ve beraberliğe ne olacak? Onun lideri, evrensel hakları ve Fransa’yı onurlandıran bir geleneği ayaklar altına alarak, 13 Kasım terör saldırılarını, sığınmacıların sığınma prosedürlerinin derhal durdurulmasını talep etmek için bir bahane olarak kullandığında ne olacak?”

SP 1. Sekreteri Cambadélis de, benzer biçimde, SP ile blok oluşturmaları için SP’nin siyasi müttefiklerine (FKP gibi güçler ile Yeni Anti-Kapitalist Parti gibi sahte sol partilere) seslendi: “Sol, Cumhuriyetçi Fransa’nın son kale duvarıdır. SP, solun zaferlerini savunmak ve FN’nin yükselişini engellemek üzere solun Fransa çapında birliği için çağrıda bulunuyor.”

Le Monde’un ve Cambadélis’in açıklamaları, sinik olduğu kadar yanlıştır. SP, cumhurbaşkanına kalıcı bir olağanüstü hal aracılığıyla Fransa’yı yönetme yetkisi vermeyi teklif ederek, Fransa Cumhuriyeti ile tarihsel olarak bağlantılı demokratik ilkeleri çoktan inkar etmiştir. Bu ilkeler, artık, yalnızca, kapitalist toplumda demokrasinin tek tabanı olarak kalan işçi sınıfının mücadeleleriyle savunulabilir. 

SP ve müttefikleri, FN tarafından savunulan polis devleti yönetim biçiminin ortaya çıkmasına engel oluşturmuyor. [Aksine] halkın desteklemediği kemer sıkma ve savaş politikalarını dayatan ve bir polis devletinin yasal çerçevesini ve gözetleme aygıtını inşa eden onlardır. Onlar, Fransa’da bir faşist partinin önderliğinde bir polis devletinin ortaya çıkması için koşulları yaratmak üzere ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır