World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2015/sep2015/smar-s30.shtml

Mercedes-Daimler Fransa’daki Smart araba tesisinde ücretsiz çalışmayı dayatıyor

Antoine Lerougetel
30 Eylül 2015
İngilizce’den çeviri (23 Eylül 2015)

11 Eylül’de, Mercedes-Daimler yönetimi, Fransa’nın doğusunda bulunan Hambach’taki Smart alt kuruluşundaki işgücünün sömürüsünü arttırmaya yönelik “Antlaşma 2020” üzerine bir referandum düzenledi. Zaten karlı olan Smartville fabrikası yılda 100.000 adet iki kişilik Smart araba üretiyor ve 800 işçiyi istihdam ediyor.

110 geçici işçinin işten atılmasını kolaylaştırmak üzere tasarlanmış olan Antlaşma 2020, haftalık 35 saatlik çalışma süresini, yalnızca 37 saati için ödeme yapılacak şekilde 39 saate çıkarıyor. Çalışma süresindeki yüzde 12’lik artış, maaşta yalnızca yüzde 6’lık bir artışla ve bir defaya mahsus 1.000 avroluk [antlaşma] imzalama ikramiyesiyle denkleştiriliyor.

Şirket, işçilerin fabrika kapatmalara ya da kitlesel işten çıkarmalara karşı koyma konusunda sendikaya hiç güvenmediği ve işsizliğin yüzde 10’un üzerinde olduğu koşullarda, işçilerin çoğunluğunun oyunu elde etti.

İşçilerin yüzde 56’sı, “İşini 2020’ye kadar güvence altına alma karşılığında, 37 saatlik ödeme ile haftalık 39 saatlik bir çalışmaya dönüşü kabul ediyor musun?” sorusuna “evet” oyu verdi. Tavizler konusundaki oylamaya işçilerin yüzde 93’ü katıldı. Belirtildiğine göre, 385 kişiden oluşan idari personelin yüzde 74’ü, “hayır” oyu veren 367 üretim işçisine ağır basacak şekilde “evet” oyu kullandı.

18 yıllık bir kıdeme sahip üretim işçisi Stephanie, “Yönetim, insanlara işler üzerinden şantaj yapıyor. Gençler yalnızca 1.000 avroluk ikramiyeyi görüyor fakat bu bir kandırmaca.” dedi. Beş yıllık bir deneyime sahip beyaz yakalı bir işçi olan Etienne, “Üzerinde anlaşılan fedakarlıklar, tek kelimeyle, kabul edilebilir değildir.” diye konuştu.

İşçilerin, yaygın muhalefete rağmen anlaşma yönünde oy kullanma kararı, sendikaların gerici rolüne tanıklık etmektedir. İşçiler, Fransa’da ve Avrupa çapında (Clairoix’deki Continental Tyres’de, Aulnay’deki PSA Peugeot-Citroën otomotiv tesisinde ve Florange’daki ArcelorMittal tesisinde) fabrika kapatmalara karşı grevlerinin yalıtılmasının ve satılmasının ardından, haklı olarak, sendikaların onların işlerini savunacağına güvenmemektedir.

Daimler’in Hambach fabrikasındaki hamleleri, onun tüm tesislerindeki işçilere yönelik bir saldırının parçasıdır. Fransa’daki Smart tesisindeki işçiler, şirketin Slovenya’nın Novo Mesto kentinde bulunan ve dört kişilik Smart arabanın monte edildiği fabrikasında çalışan işçilere karşı kardeşi kardeşe kırdıran bir rekabete itiliyorlar. Renault’nun Twingo modeli de orada üretiliyor.

Avrupa’daki Daimler işçilerine yönelik saldırı, daha geniş çapta, otomotiv işçilerine yönelik, küresel ekonomik kriz eliyle tırmandırılmış dünya çapındaki saldırının bir parçasıdır. Şu anda, 141.000 ABD’li otomotiv işçisi, General Motors’un, Ford’un ve Fiat Chrysler’in, Birleşik Otomotiv İşçileri sendikasının işbirliğiyle [sürdürdüğü], ücretlere ve çalışma koşullarına yönelik kapsamlı bir saldırısıyla karşı karşıya. (Bkz: ABD otomotiv işçileri için ileriye giden yol)

Antlaşma 2020, patronların 35 saatlik bir çalışma haftasının üzerindeki her saat için fazla mesai ödemek zorunda olduğu Fransa’daki “35 saat” yasasını geçersiz kılmak üzere tasarlanmıştır. Bu, Sosyalist Parti (SP) hükümetinin ve patron gruplarının, sendikaların tek tek tesislerde toplu sözleşme görüşmesi yapmasına izin verecek şekilde bir yasa değişikliği teklifi yapıldığını açıklamasının ardından geldi. Sendikaların işletme düzeyinde sözleşme yapması, Fransa’daki mevcut iş yasasına aykırı.

Daimler yetkilileri, L’Obs dergisine, “yasa şimdilik, 35 saatlik çalışma haftasından kalıcı olarak vazgeçmemize izin vermiyor” diyerek bu duruma üzüldüklerini belirttiler.

Antlaşma 2020 üzerine “referandum”, tesisteki dört sendikanın tamamı tarafından kabul edildi. Bunlar, beyaz yakalıların Genel Yöneticiler Sendikası (CFE-CGC), Fransız Hıristiyan İşçiler Konfederasyonu (CFTC), SP çizgisindeki Fransız Demokratik İşçi Federasyonu (CFDT) ve Stalinist Genel İşçi Konfederasyonu (CGT). CFE-CGC anlaşmayı desteklerken, [tesisteki] işgücünün yüzde 65’ini temsil eden son üç sendika “hayır” oyu çağrısı yaptı.

Anlaşmanın, yalnızca, işgücünün yüzde 30’undan fazlasını temsil eden sendikaların onu imzalaması ve işçilerin en az yüzde 51’ini temsil eden sendikaların ona karşı çıkmaması durumunda yasal bağlayıcılığı olabiliyor. Yüzde 51’in üzerinde olan CFDT ve CGT sendikaları anlaşmayı engelleyebilecekken, CFE-CGC, CFTC ile birlikte davranması durumunda, onu geçirmek için gerekli orana sahip olacak.

İşçilerin, CGT ile CFDT’nin muhalefetinin bütünüyle sahte olduğu konusunda uyarılması gerekiyor. SP çizgisindeki ve Stalinist çizgideki sendikalar, bunun, SP hükümetinin gerici gündemine ve her bir Avrupa hükümetinin izlemekte olduğu kemer sıkma politikalarına karşı kapsamlı bir işçi sınıfı hareketini tetikleyebileceğinden korktukları için, tavizlere karşı herhangi bir ciddi mücadeleye karşılar. Onların yönetim ile görüşmelerindeki odak noktası, işçilerden gelen muhalefetin nasıl bastırılacağı ve Mercedes-Daimler’i tesisi açık tutmaya ikna etmek için işçilerden yeterince tavizin nasıl elde edileceğidir.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır