Ukrayna devlet başkanlığı seçiminde Zelenskiy ezici bir zafer elde etti

Jason Melanovski
23 Nisan 2019

Ukrayna devlet başkanlığı seçiminin Pazar günü düzenlenen ikinci turunda, komedyen Vladimir Zelenskiy, Şubat 2014’te emperyalist destekli aşırı sağcı bir darbeyle iktidara getirilmiş olan görevdeki Devlet Başkanı Petro Poroşenko karşısında ezici bir zafer kazandı.

Sandık çıkış anketleri, Zelenskiy’in oyların yüzde 73,06’sını (hemen hemen 10 milyon oy); Poroşenko’nun ise sadece yüzde 24,61’ini (3,4 milyondan daha az oy) aldığını gösterdi. Poroşenko, Zelenskiy’in ezici zaferi karşısında yenilgiyi hızla kabullendi ve “görevden ayrılmakla” beraber, “politikadan ayrılmadığını” belirtti. Batı Ukrayna’daki küçük bir il dışında, tüm ülke büyük bir çoğunlukla Zelenskiy’e oy verdi.

Yeni devlet başkanı, Haziran ayında yemin ederek resmen göreve başlayacak. Zelenskiy’in Pazar günkü zaferinin ardından, kampanya ekibi, daha şimdiden Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’dan ve ABD Başkanı Donald Trump’tan kutlama telefonları aldığını bildirdiler.

Kısa süre önce kurduğu Halkın Hizmetçisi Partisi mecliste temsile sahip olmayan Zelenskiy, şu anda Ekim ayında düzenlenmesi planlanmış olan milletvekili seçimleri öncesinde parlamentoyu hızla feshetmeye çalışacağını duyurdu. Bu durumda, parlamento seçimleri Temmuz ayında düzenlenecek.

Seçim sonuçları, her şeyden önce, 2014’te emperyalist güçlerin Rusya’ya karşı savaş hazırlıklarının mızrak başı bir kukla rejim olarak kurmuş olduğu Poroşenko yönetiminin sağcı milliyetçi ve militarist politikalarına yönelik devasa halk muhalefetini yansıtmaktadır.

Poroşenko, o zamandan beri, Ukrayna işçi sınıfını, geniş kapsamlı kemer sıkma önlemlerine, ülkenin doğusunda devam eden savaşa ve aşırı milliyetçilik ile yabancı düşmanlığına tabi tuttu. Onun devlet başkanlığı, ciddi ölçüde, aşırı sağcı güçlerin desteğine yaslanıyordu. Poroşenko hükümeti, komünizme ve II. Dünya Savaşı’nda Kızıl Ordu’nun Nazilere karşı zaferine atıfta bulunmayı yasakladı ve Nazi işbirlikçisi Stepan Bandera’nın Ukrayna Milliyetçiler Örgütü’nün (OUN-B) ve Ukrayna İsyan Ordusu’nun yüceltilmesini resmi devlet politikası yaptı.

Poroşenko’nun tüm devlet başkanlığı kampanyası, militarizmi ve Rus karşıtı yabancı düşmanlığını kışkırtmaya dayanıyordu. Bu, Azak Denizi’nde Rusya’ya karşı büyük bir askeri provokasyonu ve Ukraynalı işçilerin yoksulluk ücretlerine ve kemer sıkmaya karşı grevlere ve protestolara katıldığı ülkenin çeşitli bölgelerinde sıkıyönetim ilan edilmesini takip ediyordu.

Seçim öncesindeki haftalarda, Poroşenko, Zelenskiy’i, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ajanı olarak resmetmeye çalıştı ve ona oy verilmesinin Ukrayna’yı “Rus imparatorluğu”na geri döndüreceğini iddia etti.

Poroşenko, modern Avrupa siyasi tarihindeki en küçümsenen devlet başkanlarından biri olarak görevden ayrılacak. Son bir ankete göre, halkın yaklaşık yüzde 60’ı ona karşı olumsuz bir bakış açısına sahip.

Zelenskiy, savaş karşıtı duyarlılığa ve kemer sıkmaya yönelik halk muhalefetine başvurmasına karşın, Ukrayna oligarşisinin bir temsilcisidir ve bu oligarşi ile Batı emperyalizmi yararına hareket edecektir. Onun gündemi, tüm temel konularda Poroşenko’nun nefret edilen politikalarını sürdürecek.

Zelenskiy, Ukrayna’nın 1+1 Media Group’un sahibi oligark İhor Kolomoyskiy’in yakın arkadaşıdır. Kolomoyskiy, son birkaç yıldır İsrail’de sürgünde bulunuyor ve artık Ukrayna’ya geri dönmeyi planlıyor.

Zelenskiy’in seçim kampanyası sırasındaki en önemli toplantı, Ukrayna’da değil; Devlet Başkanı Macron ile bir araya geldiği Fransa’da gerçekleşti. Macron, Batı emperyalizminin Zelenskiy ile çalışmaya uyum sağlayacağının bir işareti olarak, Poroşenko ile ayrı bir görüşmeden önce, Nisan ayı ortasında Zelenskiy ile görüştü.

Macron ile Zelenskiy arasında ne görüşüldüğü hakkında çok az şey biliniyor. Zelenskiy, sadece, “Hayatı ve ana hatları görüştük. Donbass’ta savaşın bitirilmesini,” diye belirtti. Zelenskiy, daha önce, “sarı yelekliler”in toplumsal eşitsizliğe karşı protestolarını ezmek için orduyu harekete geçiren Macron’a hayranlığını ifade etmişti.

Haberlere göre, Zelenskiy, Trump yönetiminin temsilcileri ve ABD’deki çeşitli düşünce kuruluşları ile görüşmeler düzenlemek için Washington’da bir halkla ilişkiler firması kiraladı.

Zelenskiy, desteğinin büyük kısmını, Poroşenko yönetiminin apaçık yolsuzluğunu eleştirerek ve doğrudan Putin’le müzakere edip Rusya ile topyekün bir savaşı önlemeye çalışma ve Donbass’taki savaşı sona erdirme yönünde sahte sözler vererek kazandı. Bununla birlikte, Zelenskiy, Pazar günkü seçimden kısa süre önce RBK Ukraine’e verdiği röportajda, Rusya’yı Donbass’taki “saldırgan” ve Putin’i bir “düşman” olarak adlandırdı. O, Rusça basının ve sanatın yasaklanmasına desteğini ifade etti ve Ukrayna’nın II. Dünya Savaşı dönemi savaş suçlusu olan ve Musevilere zulmetmekte Nazilerle işbirliği yapan Stepan Bandera’yı “Ukrayna’nın özgürlüğünü savunmuş bir kahraman” olarak niteledi.

Zelenskiy, Ukrayna’nın NATO’ya girmesi önerisinden sapma göstermeyi planlamadığını ilan etti ve ülkenin doğusundaki şüpheci Ukraynalıları “ikna edip kazanma” sözü vererek, bu konuda bir referandum düzenlemeyi taahhüt etti. Zelenskiy, aynı zamanda, uzun süredir, Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyesi olmasını destekliyor. Ukrayna’nın hem AB’ye, hem NATO’ya girmesi, büyük bir provokasyon ve Rusya ile gerilimlerin artması anlamına gelecek.

Zelenskiy, kampanya boyunca, kendisinin ekonomi gündemi hakkında somut bir şey açıklamama konusunda dikkatli davrandı ama RBK Ukraine ile röportajında, her tür “serbestleşme”nin; başka bir ifadeyle, Ukrayna’daki sosyal hizmetlerden geriye kalanların tasfiyesinin destekçisi olduğunu itiraf etti.

Yeni devlet başkanı, Ukrayna içinde çeşitli serbest piyasa “reformcuları”nın desteğini kazanmış durumda. Bunlar arasında, eski maliye bakanı Oleksandr Danylyuk ile eski Ekonomi Bakanı Aivaras Abromavicius var. Abromavicius, geniş çaplı özelleştirmeler ve Ukrayna’nın geriye kalan devlet sanayilerinin satışı için bastırmasıyla ünlü.

Hem Zelenskiy, hem Abromavicius, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) emirlerini yerine getirmeye kararlı ve Ukrayna’nın gerekli olduğu sürece IMF kredi programında kalacağını belirtti. Zelenskiy, ayrıca, IMF’nin talimatı gereğince, ekilebilir arazilere ilişkin bir borç ertelemesini sona erdirmeyi teklif etti ve yine IMF’nin emrettiği ve geçtiğimiz kış birçok Ukraynalının soğukta kalmasına neden olan doğalgaz zamları konusunda kaçamak konuştu.

Zelenskiy’in danışmanlarından biri olan Serhiy Babak ise, eğitimde büyük çaplı bir özelleştirmenin gündemde olduğunu ifade etti: “Eğitim hizmetleri için piyasayı özel girişimlere ve yabancı eğitim kuruluşlarına açacağız ve [özel eğitim kurumları ile] bir devlet ortaklığı geliştireceğiz.”