Salgın sırasında tehlikeli koşullarda çalışmaya karşı grevler ve protestolar devam ediyor

Marcus Day
9 Nisan 2020

Tüm dünyada işçiler, giderek daha yüksek sesle, işyerlerinde yeterli iş güvenliği önlemleri alınmasını, salgın sürecinde gerekli olmayan çalışmaya son verilmesini ve koronavirüs salgınıyla mücadele için gerekli kaynakların aktarılmasını talep ediyorlar. Hemşireler ve sağlık emekçileri, Amazon ve posta işçileri ile market, gıda işleme ve kurye çalışanları da dahil olmak üzere, neredeyse hiçbir koruyucu önlem olmaksızın kritik hizmetlerde çalışanların grevleri ve protestoları ülkeden ülkeye yayılmaya devam ediyor.

Aynı zamanda, Trump yönetimi ve dünya genelinde diğer yönetimler, işçiler arasında daha feci ölüm oranlarına ve salgının daha da yayılmasına sebep olsa bile, işe geri dönüşü dayatmak için zemin hazırlıyorlar.

Trump, Cumartesi ve Pazar günkü Beyaz Saray basın toplantılarında, önümüzdeki haftanın “çok sayıda ölüm” getireceğini söyledi; ama buna rağmen ABD ekonomisinin hızla “çalışmaya başlaması” talebini yeniden dile getirdi. Trump, “insanlara işe gitmemeleri için para ödüyoruz. İşbaşı yapmalıyız,” diyordu.

Staten Island tesisinde çalışan bir Amazon işçisi

Trump ve dünyadaki kapitalist hükümetler üretimi ve şirketler ile bankalara kâr akışını kaldığı yerden ne kadar çabuk başlatabileceklerini planlamakla meşgulken, işçiler, çoğu durumda izinsiz grevler, eylemler ve yürüyüşler yoluyla kendi çıkarlarını ve taleplerini giderek daha fazla öne sürüyorlar:

Trump yönetimi, ekonominin Paskalya’dan itibaren yeniden açılması gerektiğini söyledikten sonra, artan vaka sayıları ve ölümler ile birlikte, işçilerin yaygın öfkesi ve protestolar karşısında geçici olarak geri adım atmıştı. Yönetim yine de, uysal şirket medyasının desteğiyle, yakın gelecekte ekonomik faaliyetlerin ve işe büyük oranda geri dönüşün güvenli bir şekilde yeniden başlatılabileceği hikayesini geliştirmeye çalışıyor.

Trump’ın Gıda ve İlaç İdaresi komisyonu üyesi Stephen Hahn, Cumartesi günkü basın toplantısında, antikorların varlığının COVID-19’a neden olan virüse karşı bağışıklığı garanti ettiğini gösteren bilimsel kanıt olmamasına rağmen, antikor testlerinin “insanların yeniden işlerine dönmesini sağlamak için yardımcı olacağını” söyledi.

İç Güvenlik Bakanlığı tarafından “temel kritik altyapı” sektörü olarak kabul edilmek için lobi faaliyetleri yürüten otomotiv üreticileri, özellikle Mart ayı sonlarında başlayan fiili grev dalgasının ardından fabrikaları halen büyük ölçüde kapalı tutmayı sürdürüyor. Otomotiv işçileri en az 11 Fiat Chrysler işçisi ile 6 Ford işçisinin ölümüyle salgın nedeniyle can vermeye devam ederken, otomotiv şirketleri buna rağmen ilerleyen günlerde üretimi başlatma olasılığından bahsediyorlar.

Indiana’da çalışan kıdemli bir General Motors işçisi, WSWS’ye verdiği demeçte şunları söyledi: “General Motors, durumu gün be gün takip ettiğini ve fabrikanın 14 Nisan’dan önce açılmayacağını söyledi. Ama ondan sonra ne değişecek? Virüs için test yapılıp ateşimiz ölçülecek mi?”

“En azından işe geri dönmeden önce herkese test yaptırılmalı ve fabrikaya girişlerde ateş ölçülmelidir. Fakat yaşadığımız eyalette 14 Nisan’ı geçecek şekilde evde kalma kuralı uygulanacaksa, fabrikaları yasal bir şekilde nasıl açabileceklerini bilmiyorum. Bazı işlerin gerekli olduğunu biliyorum ama araç üretimi o işlere dahil değil. Bu iş iyice kontrolden çıkıyor.”

İşçi, Cumhuriyetçilerin ve Demokratların salgına karşı hiçbir hazırlığının olmamasının suç oluşturduğunu ve bunun işçilere duydukları düşmanlığı gösterdiğini söyledi. “Bu virüs gerçekten iki partinin de aciz olduğunu gösterdi. Eğer bu işin sonunda ortaya iyi bir şey çıkacaksa, o da çoğu insanın hükümetin hayatlarımız üzerinden kazanç sağladığını ve bizi harcanabilir gördüklerini anlaması olacaktır.”

İşçi sınıfının salgınla mücadeleye önderlik etmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu belirten General Motors işçisi, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunu biz yapmazsak, başka kimse yapamaz. Birlikten kuvvet doğar. Uzun yıllardır ilgisizdik ama artık gelecek nesiller için ayağa kalkmalıyız.”