Koronavirüs salgını üzerine toplumsal mücadeleler artarken

Bernie Sanders kampanyasını sonlandırdı ve Biden’ı destekleme çağrısı yaptı

Joseph Kishore—Sosyalist Eşitlik Partisi’nin ABD başkanı adayı
10 Nisan 2020

Vermont Senatörü Bernie Sanders, Çarşamba günü yaptığı açıklamayla, Demokratik Parti’nin başkan adayını belirlemek için yapılan ön seçimlerdeki kampanyasını sonlandırdı ve destekçilerini ABD’nin eski Başkan Yardımcısı Joe Biden’ı desteklemeye çağırdı.

Sanders, Twitter’da yayımladığı on beş dakikalık bir videoda, “Bugün Biden’ı tebrik ediyorum. O, ilerici düşüncelerimizi ileri taşımak için birlikte çalışacağım çok düzgün biri,” dedi. Biden Demokratik Parti kongresinde aday seçilince, diye ekledi Sanders, “o zaman Donald Trump’ı yenilgiye uğratmak için beraber, birlikte ilerleyeceğiz.”

Sanders, devam etmeme kararını açıklarken, ön seçimlerde kazanma şansını görmediğini söyledi. Fakat Sanders’ın kararının arkasındaki neden kampanyasının seçimsel anlamda umutsuz olması değildir. Sanders, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki patlayıcı toplumsal ve siyasi duruma tepki veriyor.

Güney Carolina’daki Demokratik Parti ön seçimi sırasında Vermont Senatörü Bernie Sanders ile eski Başkan Yardımcısı Joe Biden (AP Photo/Patrick Semansky)

Sanders, Demokratik Parti’nin ve tüm siyasi sistemin krizinin bir kırılma noktasına ulaştığı koşullarda, yenilgiyi kabul edip Biden’ın arkasında “birleşme” çağrısı yapıyor.

Koronavirüs salgını, işçi sınıfının çıkarları ile egemen sınıfın çıkarları arasındaki uzlaşmaz çatışmayı açığa çıkarıyor. Ölü sayısı artar, hastaneler dolar ve on milyonlarca insan işten atılırken, egemen sınıf, Demokratların ve Cumhuriyetçilerin tam desteğiyle, şirket ve mali sektör seçkinlerine devasa bir kaynak aktarmak için kriz durumunu kullanıyor. Dahası, siyaset kurumunun ve medyanın hızla işbaşı yapılması çağrısı büyüyor ve bu, kitlesel bir muhalefetle karşılaşacak.

Egemen sınıfın hızla işbaşı yapılması talebi, şimdiden ülke genelinde sağlık emekçilerini, inşaat işçilerini, Whole Foods, Amazon ve Instacart işçilerini kapsayan bir grev dalgasını tetikledi.

Sanders’ın bu koşullarda aldığı çekilme kararı, kampanyasının her zaman başlıca hedefi olan şeyle uyumludur: toplumsal ve siyasi öfkenin Demokratik Parti sınırlarını aşmamasını sağlamak.

Sanders’ın duyurusu, anlamlı bir şekilde, hızla işbaşı yapılması talebini en güçlü dillendiren medya organlarından biri olan New York Times’ın köşe yazarı Thomas Friedman’ın, Biden’ın başkan adayı olması ve “Bernie Sanders gibi solcu Demokratlardan Mitt Romney gibi sağcı Cumhuriyetçilere kadar, tamamen farklı bir kabine türü –bir ulusal birlik kabinesi–” çağrısı yapmasıyla aynı gün geldi. Bu tür bir hükümet, siyaset kurumunun güçlü hiziplerini işçi sınıfının artan toplumsal muhalefetine karşı birleştirmeyi amaçlayacaktır.

Sanders’ın geçtiğimiz hafta birçok kez eski Başkan Barack Obama ile konuştuğuna ilişkin haberler de var. Sanders’ın resmen çekilmesiyle birlikte Obama, zayıf ve yarı bunak Biden’ı desteklemek amacıyla seçimlere daha doğrudan müdahale edebilecektir.

Aynı zamanda Sanders, egemen sınıf içinde, Biden kampanyasının başarı şansı konusunda büyük kuşkular olduğunu bilmektedir. Sanders’ın çekilmesinin bir sonucu da, Demokratik Parti’nin başka bir sağcı adaya yönelmesinin önünü açmasıdır. Medyada yoğun biçimde reklamı yapılan New York Valisi Andrew Cuomo bu kişi olabilir.

Sanders, son haftalarda ve aylarda, devlet aygıtının derinleşen krizine sağa kayarak tepki vermeye başlamış durumdaydı. Şubat ve Mart aylarında Demokratik Parti Sanders’ın adaylığını engellemek için saldırgan biçimde harekete geçerken, Sanders, İran’a, Kuzey Kore’ye, Rusya’ya ve Çin’e karşı savaş açmaya hazır olduğunu ilan ettiği bir dizi açıklama yaptı.

Bir aday olarak son siyasi eylemi, şirketlere yüz milyarlarca dolar sağlayan ve Merkez Bankası’nın (Fed) bankaların ve işletmelerin varlıklarını satın almasına ilişkin trilyonlarca dolarlık programlarını destekleyen Koronavirüs Yardım, Destek ve Ekonomik Güvence Yasası (CARES) lehine oy vermesiydi.

Sanders, Kongre’nin koronavirüs salgınına yönelik müdahalesine ilişkin önerilerinde, zenginlerin vergilerinin arttırılmasından söz etmeyi bıraktı. Bunun yerine, şirketler için milyarlarca dolarlık ek kurtarma paketleri önerdi ve şirketlerin kâra dayanan özel mülkiyetlerini hiçbir şekilde tartışmaya açmadı.

Sanders’ın yaptıklarının hiç bir şaşırtıcı yanı yoktur. Onun bir burjuva politikacısı olarak tüm görev süresi, oynayacağı rolü açıkça ortaya koymuştu. Dahası, onun kampanyası uluslararası bir olgunun parçasıdır. Britanya’daki Jeremy Corbyn, Yunanistan’daki Syriza, Almanya’daki Sol Parti ya da Brezilya’daki İşçi Partisi… Hepsi, aynı işlevi görmüştür.

Asıl ihanet, oportünist bir burjuva politikacısını sosyalizme giden yolda bir tür araç olarak sunmaya çalışan Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri (DSA), Sosyalist Alternatif ve benzeri örgütlerden gelmektedir.

Dün akşam Jacobin’in düzenlediği ve tam bir moral bozukluğunun hakim olduğu bir etkinlikte, derginin editörü Bashkar Sunkara ve DSA’nın diğer önde gelen üyeleri, Sanders’ı değil ama “sekter sol” dedikleri Sosyalist Eşitlik Partisi’ni (SEP) ve Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni (WSWS) kınadılar. Bu tabakalar açısından “sekter”, ilkeleri olanları, yani Demokratik Parti önünde diz çökmeyenleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Sunkara, Sanders’ın çekilmesinin, “tam sosyalizm bile değil yarı sosyal demokrasi uğruna kampanyamızın bugün itibarı ile miadını doldurduğu” anlamına geldiğini söyledi. Gerçekte “miadını doldurduğu” tamamen gözler önüne serilen şey, DSA’nın, Demokratik Parti içinde herhangi bir şeyin elde edilebileceğini iddia eden sahte sosyalizm çeşididir.

WSWS ve SEP, üst orta sınıfın bu örgütlerinin aksine, Sanders’ın kampanyasının gidişatını öngörmüştü. WSWS, Şubat 2016’da, Sanders’ın ilk başkan adaylığı yarışı sırasında şöyle yazmıştı: “Sanders, bir işçi sınıfı hareketi temsilcisi değildir. Tersine, toplumsal ve sınıfsal farklılaşmasının daha ilk aşamalarından geçmekten olan ve yükselen bir halk muhalefeti eğiliminin geçici faydalanıcısıdır.”

Sanders geçtiğimiz yılın Şubat ayında 2020 başkanlık kampanyasını ilan ettiğinde, WSWS şunları yazdı: “Sanders’ın Alexandria Ocasio-Cortez gibi bireyler ile birlikte tanıtımını yaptığı başlıca sahtekarlık, Demokratik Parti’nin sola itilebileceği ve ilerici bir değişim gücü haline getirilebileceğidir.”

Faydacı umutlara ve manevralara değil de Marksizme ve Troçkist hareketin tarihsel deneyimine dayanan siyasi çözümlemenin doğruluğu bir kez daha kanıtlanmıştır.

Kuşkusuz, Sanders’ın yaptığına büyük tepki gösteren çok sayıda samimi işçi ve genç var. Onlar, gerekli sonuçları çıkarmalılar.

Gerçek bir sosyalist hareketi geliştirmeye uğraşan tek kampanya, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin kampanyasıdır. SEP, seçim kampanyasını, egemen sınıfın partileri olan Demokrat ve Cumhuriyetçi partilere karşı gerçek sosyalizm uğruna mücadele etmek, işçi sınıfı ve gençlik içinde sosyalist bir önderlik inşa etmek, savaşa, eşitsizliğe ve otoriter rejime karşı mücadele etmek için yürütüyor.

Bütün işçileri ve gençleri bu kampanyaya katılıp bu mücadeleyi desteklemeye çağırıyoruz.

SEP’in seçim kampanyasını desteklemek için socialism2020.org adresini ziyaret edin.

Yazar ayrıca şunları öneriyor:

Bernie Sanders, kampanyasını sona erdiriyor: Siyasi dersler

[19 Mart 2020]

Sanders ve kapitalist sol politika aldatmacası

[6 Şubat 2016]

Sahte sol nedir?

[30 July 2015]